05 Ağustos, 2007

La Fine

Bu son yazidir
boyle bilinsin,
Her seyin bir omru vardir
artik buraya gelmeyesin.

13 Temmuz, 2007

Çay Koy da İçelim.

Düt düt düt düt düriye, komşu kızı hüriye.

Ben burayı çok sevdim ya. İnsanların simsiyah kızıl beyaz olması, binaların başka zamanları birarada yaşatması gerçekten güzel.

İş hayatı hiç de kötü değilmiş. Okuldayken, 'biz çalışıyoruz da ne oluyor yani?' diyenler vardı. Belki söylemek için erken ama kesinlikle katılmıyorum. En güzeli işten çıkınca tüm sorumluluklarını ofiste bırakabilmek.

Yalnız korkutucu olan birşey varsa, o da zamanın çabuk geçmesi. İkinci haftam sona eriyor.

Yorulmuşum. İyi geceler.

Etiketler:

03 Temmuz, 2007

NY Frekansi

Kolay degil ya, bir orada, bir burada olmak. Iki ulke arasinda, yemege, insanlara uyum saglamak. Farkli frekanslar. Konusulanlar, deger verilenler... Bariz farklardan biri televizyondaki programlar ve hatta aksam haberleri. Amerika'da bir kere bile bir kaza, olum haberi ekrana gelmezken - ki eminim oluyordur - Turkiye'de haberlerin cogunlugu bunlardan olusma. Arkafona koyulan acikli muziklerin esliginde, izleyiciye 'Buyurun, aglayin lutfen' deniliyor. Sonrasinda zaten gelsin geri 'Yaprak Dokumu', 'Ezo Gelin'. .. Iki ulkenin ilgi duydugu, talep ettigi ve de onune sunulan seyler gercekten farkli. Bu ikisinden de zevk alabilmek, ancak her telden calmakla mumkun. Onu da yapmaya calisiyoruz iste.

Gelisimde nahos bir surprizle karsilastim. Kredi karti bilgilerimi calan bir psikopat, kendi alisverislerinin uzerine, kendi adresime de 'uyku pilleri' gondermeyi unutmamis. 'Sen uyumana bak, ben de alisverisime' demis olmali. Insallah birseyleri kurtarabilirim.

Bugun de isimde ilk gunumdu. Guzel ortam, sicak insanlar. Gunun buyuk kismini macintosh programlarini cozmekle gecirdim. Dunya AutoCAD kullaniyor, bizim firma i-ih. Herkes sikayetci, ne akla hizmet Mac alinirmis. Herkes der, 'Grafikte Mac'in ustune yoktur!'. Oyle olabilir, ama ben AutoCADimi isterim.

Yemek olayini biraz kaniksadim. Belli bir yemek saati olmadigi gibi, beraber bir yemek yeme aliskanligi da fazla yok. Bugun iki arkadasla yediysedik de, genelde herkes 'ben gidiyorum' diyip cekip gidiyormus ogle paydosuna. Gecen yaz Floransa'da calisirken, ofiste beraber yedigimiz ogle yemeklerini ozlememek elde degil. Sabahlari ise giderken, 'Oley, oglen beraber yemek yiyecegiz' diye sevinirdim. Yedigimiz de abartili birsey degildi, ama hergun marketten aldigimiz bikac peynir, salam ve makarna oylesine guzel gelirdi ki... Neyse, ileri bakiyoruz efendim.

ntvmsnbc'de bir haber vardi bugun. Amerikali bir yazar, youtube, wikipedia, myspace ve blog gibi ortamlarin kulture zarar verdigini soylemis. Ortaya atilan bilgi yigini icinde, dogruyla uydurmanin karistigini ve de insanlarin bu bakimsiz harmanlanmis bilgiyi kendi dagarciklarina filtresiz ekledigini one surmus. Hakki var adamin. Bilhassa, lisede, universitede odev niyetine google'dan birseyler kopyalamak bir vecive haline geldi. Blog ortami zaten bir garip. Ikide bir yakiniyorum zaten, niye, neden, kim icin yaziyorum diye. Bos bir anfitiyatroda, sahnede avaz avaz bir seyler bagirmak blog yazmak. Ama gene de bagiriyoruz iste.

Oyle yani. Bir de kaybettigim iki makara 'Kas' resimlerime yanarim...

Etiketler: , ,

26 Haziran, 2007

Çocuk heyecanlı.

Vay be. Üç hafta olmuş yazmayalı. Uçağa binecek de iki gün kalmış.

Arkadaşlarla buluştum, yeni arkadaşlar edindim. Bildiğim yerlere uğradım, yeni yerler keşfettim. Kaş tatilimi bir başka yazıda anlatırım zaten. 'Pürüzlü' günler de oldu. Ama o da gerek heralde.

Birkaç güne New York'ta olacağım. Başka bir tecrübe, yeni bir heyecan. Bloğa da bir yenilik gelir. O da bir değişim istiyordu zaten.

Ben şimdi gideyim. Duygulanıyorum yazdıkça.

Etiketler:

07 Haziran, 2007

Alo?

İstanbul merhaba, nasıl gidiyor herşey? Kaosun, gürültün yerinde mi? Sıcağın kavurucu, yağmurun bezdirici mi? Bak bugün geldim, bütün heryer felç olmuş. Ayıp. Altyapı eksikliğin varsa, böyle yağmurlar dilemeyeceksin.

İstanbul, bak ne diyeceğim, ben heyecanlıyım senle güzel bir üç hafta geçireceğim için. Beni sevdiklerimle biraraya getir, neşemi bol tut, canımı da hiç ama hiç sıkma. Buna son tatil denirmiş, adama layığını izin ver.

Oldu mu, hadi kendine çok iyi bak, görüşürüz, eyvallah.

Etiketler:

05 Haziran, 2007

Öyle.

New york'lu mu olmuşum şimdi?
İşim mi varmış bir mimar olarak?

Doğrudur.

Etiketler: ,

01 Haziran, 2007

Dökümanadam

Dökümanadam, dökümanları olmadan sokağa çıkmaz. Koltuklarında dosyalarla gezer, ceplerinde heran imza atabilmeye elverişli kalemler bulunur. Her türlü döküman mevcuttur ve de bütün ilgili mercilere savunma verilebilir.

Dökümanadam, McDonalds'a gittiğinde 'Bu beş dolar, ilişikte de Nüfus Kaydımın aslı ve noter tasdikli kopyası mecvuttur' der. Evsahibine kirayı yollarken, I-20'sinin temditli nüshasını ve pasaportunun işlem yapılmış tüm sayfalarının fotokopisini zarfın içine koymayı unutmaz. Dahası, Dökümanadam, metro bileti alırken, okul diplomasının orijinalini ve işvereninin iş teklifi yazısını görevlinin dikkatine sunar.

Dökümanadam, dökümanlarıyla mutludur. Dökümanlarıdır onu hayata bağlayan.

******

Sahi, bugün askerliğimi bir tehir etmişim, benden mutlusu yok!

Etiketler: ,