12 Şubat, 2007

Film kolisi

Bu ara filmkolik oldum.

'Mysterious Skin', 'The Painted Veil', 'The Machinist', 'Forty Shades of Blue' ve son olarak da 'Little Children'ı izledim, da solo ve con gli amici. Farklı kategorilerde ve farklı tarihlerde filmler. Amacım bir özet yazısı yazmak değil, ama bir nevi ortaya 'tadımlık' bir şeyler koymak. (Ya da 'kuruyemişimsi ögeler', daha tanıdık bir betimlemeyle.)

İki genç, küçük yaşta bir tecrübe paylaşmışlar. Biri unutmaya çalışıyor, diğeri hatırlamaya. Biri parkta, salıncakta müşteri bekliyor, diğeri rüyasında alnına dokunan bir el görüyor. Birgün tekrardan birbirlerini buluyorlar. 'Mysterious Skin'. Bir süre önce gündemi meşgul eden çocuk pornosu olaylarından sonra, biraz rahatsız edebilecek sahneler var.

Naomi Watts. 'Mulholland Drive'da tanıdık, aşık olduk. 'I Heart Huckabees''de ilginç bir roldeydi. 'The Painted Veil'i de onun için izledim desem, yalan olmaz. Edward Norton'la başrolde. Norton, başarılı bir bilim adamı. Bir görüşte aşık oluyor Watts'a. 'Ben'le Çin'e gelir misin?' diyor. 'Ama daha birbirimizi tanımıyoruz bile!' diyor Watts. Ama gidiyorlar. Norton konuşmaz, Watts durumu anlamaz. Anlamsız bir evlilik, çiftin kolera bölgesine gitmesiyle, farklı kıvamlara bürünür. Etkileyici bir dram.


Bir yıldır uyumayan adam Christian Bale. 'The Machinist', makinelerin arasında, uykusuzluğun içinde, kabus ve gerçek arası bir yerde geçiyor.

Tennessee'de Moskova'lı bir genç kadın. Bir blues ustası. Bir de onun profesör oğlu. Mükemmel bir film: 'Forty Shades of Blue'.

Ama en rahatsız edici olanı ise 'Little Children'. Tarife yanaşmıyorum.

Etiketler:

4 Comments:

Blogger _triancula_ said...

Painted Veil'i sırf Naomi Watts-Edward Norton ikilisi için ,izlicem; heycanla bekliyorum.,

The machinist süperdir. Psikolojik gerilim sevenlere şiddetle önerilir. Christian Bale'in sırf bu film için bi deri bi kemik kalmasına hala inanamıyorum. Para neler yaptıryor insana :p

Şubat 14, 2007 1:57 AM  
Blogger Burak said...

Adamın zayıflığını görünce inanamadım zaten. Omuriliğinin bütün hatlarını görebiliyordum. Yani, kafadan bir otuz kilo falan vermiş olmalı...

Şubat 15, 2007 4:38 AM  
Blogger TugCe said...

Mal Educacion gibi bi film desene.. Bu arada Edward Norton sizofren rollerinde super.

Şubat 16, 2007 7:54 AM  
Blogger Burak said...

Bak Mal Educacion'ı izlemedim henüz. Edward Norton'un böyle yavaştan, çaktırmadan kafayı sıyırmasını seviyorum. Fight Club'da bir adamı ölesiye dövüp, sonra kalkıp oradan hiçbir şey olmamışçasına gitmesi çok ilginçti.

Şubat 16, 2007 9:39 AM  

Yorum Gönder

<< Home