18 Kasım, 2005

kanalizasyon tunelleri

Surekli bir seylerin pesinden kosuyorum. Gunun bir vakti icimi hep bir bosluk kapliyor. Nedir bu ugras, bu sarfedilen caba? Dunyayi kurtarmaya gelmiyorum. Mutluluk icin yasiyorum. Guzel duygular yasamak icin... Bu yolda sarfedilen tum cabalar 'helal' midir? Ya da hersey feda midir?
Ozgurluge kavusmak icin kanalizasyon tunellerinde surunmeye deger mi? Yoksa, kanalizasyon eglenme mekanimiz mi olmali? Bir bakmisiz, yeryuzundeki kapak birden acilivermis kendiliginden... Yoksa surekli elimizde fener, durmaksizin o kanalizasyon kapagini aramali mi?

Sacmalik.

Etiketler:

15 Kasım, 2005

Zit


Cok enteresan. Zitliklarin ulkesi amerika. Bir bakmissin, kalabaligin icinde, elinde plastik kapta kotu kalitede bir bira, gomlegin sirilsiklam, yuzun kipkirmizi bir sekilde tanimadigin insanlarin arasinda dansediyorsun. Sonra bir bakiyorsun, odanda sifir frekans ses ayarinda, sandalyende bir obje halini almis bir sekilde dunyada yasayan tek canlinin sen oldugunu dusunuyorsun. Resim ilk senemden... Bosluk, kopuk bir zaman dilimi, hayatin durdugu an bu resimdir.

14 Kasım, 2005

Mimarlik bilgisayar laboratuvari: dakika dakika canli yayin!

Isik iyi, koltuklar oldukca konforlu. Bilgisayarlar cift ekrana sahip. Masaustu o kadar genis ki, pencereler ardi ardina aciliyor fakat gene de duvarkagidini gorebiliyor insan. Etrafta birkac insan var. Goz hareketleri oldukca yavas. Kulakliklar buyuk, kucuk, orta. Kulaklar baski altinda. Neler dinlenmiyor ki su odada, su vakit...

Potansiyel mimar adaylari, geleceklerini biraz daha garanti altina alabilmek icin ekrandaki programlarla cebellesiyorlar. Kimileri kendilerini bildikleri bileli ayni programi kullanmislar, kimileriyse surekli bir ogrenim halinde yenilerini deniyorlar. Bir tarz sozkonusu. Geleneksellik ve yenilik. Geleneksellik bilgisayari hic kullanmamaya kadar gidiyor.

Dunku disko partisinin etkilerini uzerlerinde fazlasiyla hisseden mimar adaylari, iclerinde bulundugu fiziksel cikmaza artik isyan etmiyorlar. Oyunun bir parcasi yorgunluk.

Gozler kapanmasin, calismalar butun hiziyla devam etsin, mimarlik etkisini tum insanliga gostersin! Dunyanin en anli sanli meslegiyle ugrasan genc arkadaslarim, hep birlikte, yukari, yukari ve ileri!

Bulundugunuz yolda, gozunuz pek, adiminiz sert, bakislariniz keskin, basiniz dik olsun!

mimarlik andimin baslangici olabilir belki bu yazi.

11 Kasım, 2005

Merhaba dunya.

Blog alemine ben de katildim. Sanirim oyle zamanlar oluyor ki, insan ne konusmak istiyor, ne de susmak. Yazmak istiyor. Fakat sayfalari istemiyor. Cunku onlari kimsenin okumayacagini biliyor. Bu sayfalari da kimsenin okumayacaginin pek farkinda da. Ama gene de, bir durtu ki, onu gene de burada, cesitli asamalardan sonra, bir blog sahibi olmaya itiyor. Iste oyle bir sey.

Biz hep burdayiz efendim.